Dün oldukça enteresan bir gece geçirdim. Geceye zaten niyeti bozarak başlamıştım beş dakikada bir " ben bu gece sarhoş olucaam" nidaları atarak. Önce dört arkadaş Getto'ya gittik- gerçi orası artık Getto değilmiş gecenin merak edilen konularından biri el değiştirip değiştirmediğiydi. Orada biraz demlendik, zaten öncesi de vardı. Aslında o sıralar sarhoş olma gibi bir amacım yoktu ama baktım bu gece sarhoşluğuma ne polis karışabilir ne de direksiyon, o an gözlerim parladı ve niyeti bozdum.
Sadece içki değildir insanın başını döndüren aslında bunu farkettim. Kahkahalar koparttığın bir masa, karşındakini o an dünyadaki en önemli şey onun anlattığı şeymişçesine dinlemek, sohbetin beş saniye bile olsun tıkanmaması, yan masada sekiz yıl çıktığın, evlenmek üzere olduğun ve en yakın arkadaşınla seni aldatmış eski sevgilin bile oturuyor olsa asla farketmeyeceğin bir konsantrasyon ...(kuyruk acım varmış gibi oldu ama yok aslında, sadece mübalağa sanatını kullanmak istedim ) Bunlar insanın keyfine keyif, ve baş dönmesine şiddet katan şeyler... Dün de böyle bir ortamla başladım geceye.
Sonra mekan değiştirmek istedik. Getto'nun müzikleri bana annemle kavga edip evi terk etmek istediğim zamanları hatırlattı bi efkarlandım :) Derken karşımıza gecelerimizi muazzamlığıyla süsleyen o güzel minibüs çıktı -Bekir Abi'nin Nohut Pilavcısı. Hemen abandık tabi. Sonra Cumartesi akşamı olmasından kelli her köşede tanıdıkları görülmeye başlandı, tayfamız büyüdü,çeşitlendi, eğlence katsayımız arttı.
Hemen köşede gördüğüm sarhoş bir arkaşımı kendine getirdikten sonra içmeye devam ettik. Gece çok güzel devam ediyordu. Müzikler insanın daha çok içine işler ya, hani kahkahalar gereğinden fazla uzar, insanlar birbirlerine "ben seni ilk tanıdığımda" kalıbıyla başlayan cümleler kurar, cümlelerin başı unutulur, gülünür, gülünür... İşte aylar sonra bu mutluluğu yaşıyordum.
E gecenin ne kadar güzel oldğunu anlattıkan sonra enteresan olmasını sağlayan duruma geçeyim. Aynı yerde oturduğum arkadaşlarımla eve döneceğiz, plan bu, saat de epey geç olmuş. Arabayı kullanacak olan arkadaşımız sadece bir tane bira içti, temkinliydik. Cumartesi akşamı, kızılay üzerinden geçiyoruz, her şey olabilirdi.
Bense düz yolda yürüyemeyecek haldeydim, gerçekten uzun zamandır hiç böyle sarhoş olmadım, billboard'lara sarılıyorum, bacağıma bira dökülmüş "işemediiiim" diye bağırıyorum, kendimi insanların kollarına atıyorum, bilimum sarhoş insan hareketleri işte, bilirsin.
Arabaya bindik, sakince ilerliyoruz. Kızılay'a girerken yanyana dizilmiş on tane Polis arabası bizi karşıladı. Güzel bir geçitti doğrusu. Etkilendim. Arkadaşın sadece 60 promili çıktı vee arabaya el konuldu. Sonra benim sarhoş kafayla Polis memurlarından birine "İsminizi bahşeder misiniz acaba?" girişli bir saatlik konuşmam başladı. Sarhoşken gerçekten iyi bir oyuncu olurmuş insan. Annemle babamın sorunları, aslında benim hiç alkol kullanmayıp sadece bu akşam dertli olduğum içn iki tane bira içmem, arkadaşıma da zorla bir tane içirip sonra çok pişman olmam. Bütün bunların üstüne bir de ağlamaya başladım. Polis memuru peçete verdi, çok üzüldü benim için, "keşke senin güzel gözlerin için birşeyler yapabilsem ama benim de ayağımı kaydırırlar" dedi, ve sonuç olarak hiiiç bişey yapmadı. Hayatımda Polisle konuştuğum bütün zamanları toplasak, dün geceki süreden az çıkardı. Ama yemedi işte.
Ben de kendimi tatlı dille herşeyi çözerim sanıyordum. Anca peçete verdi. Napayım ben peçeteyi! Başım çok ağrıyor. Deniz şu akşamdan kalmalığı geçiren ilaç neydi??
Kaydol:
Kayıt Yorumları (Atom)
alka seltzer :D
YanıtlaSilheh! tamam alıyorum ondan.
YanıtlaSilalka seltzerden başka bi ilaç ismi çıkacak karşıma diye korktum bi an. şahsi alıyorum bu konuyu :D
YanıtlaSilhehe ben de güvenilir olduğunu bir kez daha anladım :D
YanıtlaSil