4 Şubat 2010 Perşembe

Departure and Worry

O camın önünden uçağın pistten kalkışını izledim bugün hayatımda ilk defa. Evet, o filmlerdeki duygusal, garip, parlayan gözlü bakışlardan birini de ben attım bu sabah, enteresandı, filmlerde aslında gerçeklik payı varmış, fona koy bi tane damar klasik müzik, insanlar net ağlar.

Aynı bakışlar, geçen sene bugünlerde benim uçağım için atılmıştı, hatta bugün uçağa binen kız tarafından, dost uğurlamak neymiş bunu benden bir yıl önce anlamıştı o. Bugün de ben anladım.

Daha yoğun duygular yaşatır gitmek, daha fırtınalıdır, gözyaşı doludur, ama heyecan da vardır, bilinmeyenin getirdiği iç kıpırtıları hakimdir, asla durağan değildir.

Kalmaksa, en durağanıdır, melankoliktir, hayatın değişmez, heyecanlı bir hal almaz, sadece eksilir. Bakakalırsın, geldiğin yoldan geri dönersin, gitmekteyse aksine geri dönüp bakarsın, el sallarsın ve o daha önce gidilmemiş bilinmeyene adımını atarsın.

Hem giden oldum bu hayatta, hem kalan. Bakiyse ayrılık, seçeceksem birini, gitmek olurdu herhalde tercihim. Aynı devam eden, sadece eksilen ve azalan bir hayatı tercih etmek.. bana göre değil..

p.

1 yorum:

  1. Ah, şimdi gördüm ben bunu. Demişler zamanında, gitmek mi zor yoksa kalmak mı?
    Kalmaktır zor olan bana sorarsan.

    YanıtlaSil